Kapadokya Tarihi, Peribacaları Nasıl Oluşmuştur?

Kapadokya’nın Tarihi

Kapadokya, doğa ile tarihin bir arada olduğu, geçmişte yaşamış medeniyetler ve toplumların izlerini günümüze taşıyan eşsiz doğal güzelliğiyle insanları büyüleyen bölgenin ismidir.

Kapadokya, 60 milyon yıl önce çevresinde bulunan volkanların püskürttüğü lav ve küllerden dolayı meydana gelen yumuşak tabakaların yağmur ve rüzgarın etkisiyle aşınmasndan ortaya çıkmıştır. Kapadokya’nın tarih boyunca Hristiyan kaynaklarda geleneksel olarak kullanılan ismi, coğrafi olaylar ile oluşan Peribacaları, özellikle tarihe ışık tutan bir kültürel miras olması nedeniyle günümüzde de uluslararası bir turizm kavramı olarak kullanılmaya devam edilmektedir. Kapadokya, Pers dilinde Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelmektedir. Dünyada daha önce ziyaret edilen yerler arasında hiç bir yere benzemeyen coğrafi bir yapıya sahip olan Kapadokya, her yıl dünyanın dört bir tarafından yüz binlerce ziyaretçisini ağırlıyor. Kapadokya isminin en eski tarihi ise M:Ö 6. yüzyılın sonlarından kalmıştır. Pers İmparatorluğu’nun Eski Farsiyen dahiyasından biri olarak iki erken Akenaenid Kralı’nın, Darius I ve Xerxes’in üç dili yazıtlarında görülmektedir. Bazı tarih araştırmacılarına göre ise Huw-aspa-dahyu olarak şehrin adı Güzel Atlar Ülkesi olarak adlandırılmıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da en önemli kavşaklarından biridir.

Peribacaları’nın Oluşumu

Kapadokya bölgesinin coğrafi olaylar ile şekillenmeye başlamasıyla birlikte altı tüf ve bazalt, üzeri granit kaplı doğal oluşumlardan meydana gelen Peribacaları ortaya çıkmıştır. Kapadokya bölgesinde yaşayan halk, bu volkanik yataklardaki Peribacaları adı verilen yumuşak kaya oluşumlarını oyarak kendilerine evler, kiliseler ve manastırlar yapmış, bunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.

Peribacaları, çoğunluğu konik gövde üzerinde şapka diye tabir edilen sert kaya başlıklarından oluşmuştur. Peribacaları oluşumunda en büyük pay da üzerinde bulunan şapkalara düşüyor. Çünkü şapka kısımlarında yer alan kayaların araziye göre daha sert yapıda olması, aşağı kısmında koni şeklinde yükselen daha yumuşak olan gövde bölümünün korunmasını da sağlıyor. Peribacalarının gövde diye tabir edilen bölümü yanardağ kırıntısı da denilen tüfit, volkan külü ve tüften, şapka kısımları ise ignimbirit ve lahar gibi sert, dayanıklı kayaçlardan oluşmaktadır. Bu nedenle sert şapkalar ağırlıklarıyla aşağı doğru baskı yaparak konik gövdeleri rüzgar aşınmasına daha dirençli hale getiriyor. Bir diğer önemli özelliği ise konik gövdede bulunan tüfün erozyonu önlemesi ve peribacalarının yüksekliğini kontrol altında tutuyor olmasıdır. Peribacalarının ömrünün bu kadar uzun olabilmesi ve günümüze kadar ayakta kalabilmesi şapkaların kayaçlarındaki dirence bağlı olmasıdır.

Peribacalarının çapları 1 metre ie 15 metre arasında değişiyor. Renkleri genellikle gri veya beyaz olan peribacalarının milyonluk yaşlarına rağmen ayakta kalmaları doğanın sunduğu bir mucize olsa gerek. Bu yüzden Kapadokya Peribacaları dünyanın 7 harikasından biri olarak gösterilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir